"bu işler öyle basit değil"
eğitimde 4+4+4 formülüne devlet bahçeli'nin tepkisi
kaynak: Zaytung
baştan alayım dedim, ona gözüm yemedi.
direk sedata geliyorum.
bak sevgili sedat,
akp hükümetinin kendi iç dünyasında hazırlayıp küt diye meclise getirdiği 4+4+4 formülüyle ilgili tartışmaları sürüyor. hikayenin, "ilk 4 yıldan sonra öğrenci tahsiline açıköğretimden devam edebilir, dileyenler dışardan okuyup diploma alabilirler" kısmı şeriat geliyor korkularını tekrar körükledi.
dillerde "kız çocuklarını eve kapatacaklar" lafları aldı yürüdü.
milli eğitim bakanı yok öyle bir niyetimiz dese de,
kafalarda,
yaklaşan takunyaların sesleri o kadar baskın ki, duyan yok.
milli eğitim bakanı aslında doğru diyor, öyle bi niyetleri yok evet çünkü görünen o ki asıl niyet, ilkokuldan sonra eğitimin iyiden iyiye dersanelere teslim edilmesi. okulun resmen ve sadece diploma veren bir devlet dairesine indirgenmesi. tasarıda eğitim eşitsizliğinin başlıca nedeni olan liselere giriş sınavlarını kaldırmakla ilgili tek bir söz edilmiyor.
liselere girmek için sınav varsa, dersaneler de var olmaya devam eder.
4. sınıftan sonra okula gitme zorunluluğunu kaldırırsan çocuklar nereye gider?
cemaatin dersanelerinin dersane piyasasını nasıl silip süpürdüğünden bahsetmeye gerek var mı?
bir de tartışmaları öyle güzel yönlendiriyorlar ki,
ben bu AKP'ye, malın gözü partisi(MGP) demek istiyorum.
sürece bakarsak, bu tasarıyı meclise getirmeden evvel başbakan birden "dindar nesil" çıkışı yapıyor. herkesler bu hadsizliği konuşurken hoop bu tasarı düşüyo gündeme. kafalar hemen bağlantılı çalışıyor. ama nasıl çalışmaları isteniyorsa öyle çalışıyor.
Dershane sistemine tüm varlığımla bende karşıyım kardeş ama bütün bu deyişikliğin sadece onun için olduğunu söylemek saçmalığın daniskası. Adamlar meslek liseleri açan iş adamlarına öğrenci başına teşvik vermeyi konuşuyorlar yani burda eğitim sistemini az da olsa düzeltme gayreti var olan biten herşeyi fetullah gülene yormak veya cemaate saçma.
YanıtlaSilYanlış anlaşılmasın öyle bir amaçları olup olmadığından bahsetmiyorum varsada tek amaç o olamaz diyorum.
selametle.
sevgili kardeşim,
YanıtlaSilyazının başında zaten kısa geçeceğimi bildirdim, senin deyişinle bu deyişikliğin amacının çocukları sadece dersaneye yönlendirmekten ibaret olduğunu söylemiyorum, iyi ifade edememiş olabilirim. ama muhalif tepkilerin ve tartışmaların hep bir yönde sürdüğünü(kızlar okutulmayacak, kuran kurslarının önü açılıyor vs) ve bu yönde sürdürülmesinin de aslında hükümetin işine geldiğini düşünüyorum.
benim anlatmak istediğim bu değişikliğin, yürürlüğe girerse eğitimi dersanelere kitlemek gibi vahim bir sonuca DA yol açacağı... yanlış pencereden bakılıyor gibi geliyor. yazıda tek başına bunu öne çıkarmamın sebebi bu.
tek amaç bu olamaz katılıyorum ama amaçlardan biri de dersaneleri palazladırmak olabilir diyorum. bunu öngörebiliriz en azından.
beri yandan, tam da söylediğin gibi, iktidarın eğitim sistemini iyileştirme adına yaptığı değişikliklerle ilgili hazırlanmış türlü raporlarda en dikkat çekici şey, yapılan tartışmaların aksine, türkiye çapında okullaşma oranının ve kız çocuklarının okula gitme oranının son yıllarda arttığı yönünde. zaten bu nedenle bakan ömer dinçerin, "çocukları okuldan uzaklaştırmak gibi bir niyetimiz yok" demesini inandırıcı buluyorum.
bunun yanında "türkiye'de eğitimle ilgili zorunluluklar ve seçenekler" adlı 2011 yılı dünya raporunda da, boğaziçi üniversitesi sosyal politikalar forumunun hazırladığı "devlet ilköğretim okullarında ücretsiz öğle yemeği verilebilir mi?" adlı son raporda da, iktidarın eğitimi iyileştirme adına çabaları olduğuna dikkat çekiliyor. iyi güzel. ama ne dersaneleri ne de merkezi sınavları ortadan kaldırmak için iktidarda hiçbir çaba görünmüyor.
türkiyede eğitim eşitsizliği öyle ciddi boyuttaki, insan, türkiyedeki bütün okullara internet ağı kurmak ve herkese tablet dağıtmanın eğitime katkısından çok bu işin kime/kimlere ihale edileceğini düşünmeden edemiyor.
olan biten herşeyi cemaate bağlamak saçma demişsin.
orada dur kardeşim,
"olanlar"ı da görüyoruz "bitenler"i de. ibretle.
olan biten herşeyi cemaate bağlamazdım; cemaat "herşey"le bağlantı kurmak konusunda bu kadar "tutkulu" olmasaydı.